La coercition est l'action de contraindre, exercée sur quelqu'un, pour le forcer à agir ou à s'en abstenir. Elle existe notamment par contrainte physique et/ou psychologique.

PropertyValue
dbpedia-owl:abstract
  • La coercition est l'action de contraindre, exercée sur quelqu'un, pour le forcer à agir ou à s'en abstenir. Elle existe notamment par contrainte physique et/ou psychologique.
  • Paksaan atau koersi adalah praktik memaksa pihak lain untuk berperilaku secara spontan (baik melalui tindakan atau tidak bertindak) dengan menggunakan ancaman, imbalan, atau intimidasi atau bentuk lain dari tekanan atau kekuatan. Dalam hukum, pemaksaan dikodifikasikan sebagai kejahatan paksaan. Tindakan tersebut digunakan sebagai pengaruh, memaksa korban untuk bertindak dengan cara yang diinginkan. Paksaan mungkin melibatkan penderitaan sebenarnya rasa sakit fisik/cedera atau kerusakan psikologis dalam rangka meningkatkan kredibilitas ancaman. Ancaman kerusakan lebih lanjut dapat menyebabkan kerja sama atau kepatuhan dari orang yang dipaksa. Penyiksaan adalah salah satu contoh yang paling ekstrim dari sakit parah adalah pemaksaan yaitu ditimbulkan sampai korban memberikan informasi yang dikehendaki.
  • Baskı, en genel anlamda, bireylerin kişisel özgürlüklerini engelleyen, onları kendi iradeleri ve istekleri hilafına düşünmeye ve davranmaya itmeyi hedefleyen bir fiil ve suç unsurudur.Baskı, fiziksel şiddet içerebilir ya da içermeyebilir, ancak her durumda kişinin rızası dışında ve iradesini krmak üzere ya da kırarak bir şeyi yapmaya veya yapamaya zorlanması, bu noktada gücün ya da erkin keyfi olarak uygulanması ve olası bedensel acıların ya da başka tür kayıpların tehdit olarak kullanılması durumu söz konusudur.Baskı, bu anlamda açık ya da gizli olarak şiddetin bir parçası ya da bir biçimidir denilebilir.Ancak itmek, vurmak, tekmelemek, yere yatırmak, sürüklemek, saçlarını yolmak, tehlikeli aletlerle vucuduna darp etmek, temel insani ihtiyaclardan men etmek gibi fiziksel şiddet durumlarından farklı olarak, baskı uygulaması daha çok bir sonuca varmak amacıyla bireylere ruhsal ve zihinsel zor icerikli ya da doğrudan fiziksel şiddeti içermeyen ama bu şiddeti bir ihtimal ve tehdit olarak kullanan özel bir şiddet biçimidir.Bu tür bir baskı uygulaması özellikle her tür ikili ilişkilerde, ailede, okullarda, sokaklarda, işyerlerinde ve devletin güvenlik ile ilgili birimlerinde gündeme gelmektedir.Baskı ve şiddet, belirli bir amaçla kişileri belirli şekillerde vce genelliklede kendi çıkarları ya da istekleri aleyhine hareket etmeye ikna etmek ya da iradesini kırmak üzere yapılan uygulamaların birbirini tamamlayan iki ayrı parçasıdır. Şiddet açık bir fiziki hal aldığında bedene yönelirken, örnegin fiziksel şiddetin bir tehdit olarak kullanılması durumunda baskı anlamına gelmektedir. Şiddetin fiziksel olmayan biçimleri daha çok baskı terimi altına girerler;böylelikle baskı uygulaması insan ruhunu ve bilincini örselemekte, iradesini kırmakta ya da zayıflatmakta ve kişinin kendisine rağmen davranmasına ya da kendisine davranılmasına razı olmasına sebep olmaktadır.devletlerde ve toplumlarda, hiyerarşik düzenlemelerin ve güç ilişkilerinin söz konusu olduğu her tür durumlarda bu tür baskı uygulamalarının gündeme gelmesi söz konusu olmaktadır.Türkçe’de birçok farklı anlamlara gelmekle birlikte, bir istismar bicimi olarak, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayarak, kişileri zor altında bulundurma ve aleylerine zorlama durumu şeklinde tanımlanmakta, özgürlüğü engellemek ya da kısıtlamak olarak degerlendirimesi gerekmektedir. Bir kişiyi zor kulanarak bir şey yapmaya ve yapmamaya zorlamak, iradesi hilafına hareket etmesine sebep olmak olarak tanımlanabilir.Bu anlamıyla baskı, zorlamak ile aynı anlamda ele alınmaktadır.Birine bir sey yaptırmak için zor kullanmak, kişiyi bir şey yapmaya zorlamak anlamında.Devletlerin polis ve askeriye gibi kurumlarında şiddet ve baskı uygulaması sıklıkla gündeme gelen insan hak ihlallerinin başında yer alan uygulamalardandır.Her yıl dünyanın her yerinde, resmi ya da gayri resmi baskılara maruz kalan insanların yüzlerce vakası kayıt altına alınmaktadır.Genelde aile olsun, okul, kışla ya da karakol olsun ya da her tür insan ilişkilenme biçimlerinde olsun, bir istismar biçimi olarak baskı uygulaması, otoriteye ve güce sahip konumda olanların kendilerine tabi olanlara ya da olduklarını düşündüklerine ya da olmalarını istediklerine bu amaçla uyguladıkları bir tür şiddet biçimi olarak gündeme gelmektedir. Bu uygulamanın gündeme gelmesinde ekonomik, siyasal, cinsel ya da kişisel bir talep söz konusudur. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, işçiler, siyasal muhalifler, farklı etnik kimlikler ya da cinsel kimlikler açık ve gizli olarak şiddete ve baskıya da maruz kalmaktadırlar.Kişisel baskı, ekonomik baskı, askeri baskı, siyasal baskı, toplumsal baskı vb. türünde baskı bicimlerini gündelik yaşamlarımızda her gün duymaktayız. Özellikle bireylere ya da insan grupalarına uygulanıdığında gayri-insani bir uygulama olarak telakki edilmekte,bir istismar biçimi olarak kötü muamele kapsamında görülmektedir.
  • Unter Delikten gegen die Freiheit und den Frieden eines Menschen „versteht man Straftaten, welche die persönliche Freiheit eines oder mehrerer Menschen oder aber den ihnen durch das Recht garantierten Friedenszustand beeinträchtigen.“
  • Essere obbligato, od obbligare qualcuno a fare o non fare qualcosa mediante l'uso della forza, o minacciando l'uso della forza.
  • La coerción es la coacción mediante imposición de un castigo o pena (legal o ilegal) con el objetivo de condicionar el comportamiento de los individuos.El Derecho y los sistemas legales, en general, se sustentan en la imposición de una sanción más que en la utilización de la propia violencia. Sin embargo, en última instancia se termina recurriendo a ejercer la fuerza cuando no se puede aplicar sanción, ya sea porque el sancionado se niega a su cumplimiento o por cualquier otro motivo de seguridad o prevención. Así, la persona determina con su propia conducta las consecuencias, conforme al ordenamiento jurídico. (Véase: Prevención general).
  • 強制(きょうせい)とは、相手が快諾しない物事を有無を言わせずに押し付けること。また、その物事を行うように命令すること。その物事を相手の許可なく行使すること。通常、相手が快諾しない物事は押し付けるべきではないが、正当な理由がある場合はその理由の下に命令、または行使することができる。
  • 강제(强制)는 상대가 원하지 않는 일을 강요하는 것, 또 그 일을 하도록 명령하는 것을 뜻한다. 통상 상대방의 동의없이 행사될 수 없지만, 정당한 이유가 있는 경우 행사될 수 있다.
  • Coerção o ato de induzir, pressionar ou compelir alguém a fazer algo pela força, intimidação ou ameaça.A mais óbvia forma de motivação de pessoas ou equipes é a coerção, onde evitar a dor ou outras consequências negativas tem um efeito imediato sobre suas vítimas.Juridicamente, é o "direito de usar a força" por parte do Estado. A grande maioria das pessoas usa incorretamente o termo coação como sinônimo de coerção. Esse, substantivo feminino, deriva do verbo coagir. Aquele, também substantivo, deriva do verbo coar.Quando tal coerção é permanente, é considerada escravidão. Embora a coerção seja considerada moralmente repreensível em muitas filosofias, ela é largamente praticada em prisioneiros ou na forma de convocação militar. Críticos do capitalismo moderno acusam que sem redes de proteção social, a “escravidão salarial” é inevitável. Já os liberais veem os impostos como uma coerção estatal.Em gerenciamento de equipes, a coerção é considerada o pior tipo de comportamento. Envolve convencer outros participantes a agir usando ameaças ativas ou passivas. "Lembrar" um subordinado que executar uma determinada tarefa de maneira específica vai refletir na avaliação de performance é uma tática de coerção muito comum. A pressão da coerção é acumulativa. Com o tempo, a coerção mina a autoridade da liderança, estimula a rebeldia, a falta de lealdade e a fuga de talentos. Se usada frequentemente, pode perder seu efeito intimidador, gerando comportamentos profissionalmente "suicidas" por parte de suas vítimas: isso ocorre quando a própria coerção passa a ser menos suportável do que as consequências da ameaça utilizada. Outra consequência da coerção é que a pressão psicológica gerada no subordinado, com o tempo gera efeitos negativos na saúde do mesmo.
  • Coercion /koʊˈɜrʃən/ is the practice of forcing another party to act in an involuntary manner by use of intimidation or threats or some other form of pressure or force. It involves a set of various types of forceful actions that violate the free will of an individual to induce a desired response, usually having a strict choice or option against a person in such a way a victim cannot escape, for example: a bully demanding lunch money to a student or the student gets beaten. These actions can include, but are not limited to, extortion, blackmail, torture, and threats to induce favors. In law, coercion is codified as a duress crime. Such actions are used as leverage, to force the victim to act in a way contrary to their own interests. Coercion may involve the actual infliction of physical pain/injury or psychological harm in order to enhance the credibility of a threat. The threat of further harm may lead to the cooperation or obedience of the person being coerced.[citation needed]
  • Zmuszanie do określonego zachowania to występek polegający na stosowaniu przemocy wobec osoby lub groźby bezprawnej w celu zmuszenia innej osoby do działania, zaniechania lub znoszenia. Przemoc wobec osoby to działanie fizyczne bezpośrednio skierowane wobec pokrzywdzonego albo innej osoby (najczęściej takiej, z którą pokrzywdzonego łączy związek uczuciowy, np. dziecka).Przestępstwo zostaje dokonane z chwilą zastosowania przez sprawcę przemocy wobec osoby lub groźby bezprawnej. Skutek w postaci podjęcia określonych czynności przez pozostającego pod wpływem przymusu pokrzywdzonego nie należy do znamion przestępstwa i nie ma znaczenia dla jego zaistnienia.Sprawca realizuje typ kwalifikowany przestępstwa zmuszania, jeśli działa w celu wymuszenia zwrotu wierzytelności obiektywnie istniejącej w myśl stosownych przepisów prawa cywilnego. Osoba, która w sposób przestępny domaga się zwrotu wierzytelności nieistniejącej nie popełnia przestępstwa zmuszania. Jej zachowanie stanowi bowiem realizację znamion surowiej karanego występku wymuszenia rozbójniczego[potrzebne źródło]. Odmienne stanowisko zajmuje Sąd Najwyższy, który uważa, że dla przypisania typu kwalifikowanego zmuszania wystarcza, że sprawca działa w subiektywnym przekonaniu (także błędnym), ze wymusza zwrot istniejącej wierzytelności.
dbpedia-owl:wikiPageID
  • 3589595 (xsd:integer)
dbpedia-owl:wikiPageLength
  • 2236 (xsd:integer)
dbpedia-owl:wikiPageOutDegree
  • 19 (xsd:integer)
dbpedia-owl:wikiPageRevisionID
  • 97207376 (xsd:integer)
dbpedia-owl:wikiPageWikiLink
prop-fr:wikiPageUsesTemplate
dcterms:subject
rdfs:comment
  • La coercition est l'action de contraindre, exercée sur quelqu'un, pour le forcer à agir ou à s'en abstenir. Elle existe notamment par contrainte physique et/ou psychologique.
  • Unter Delikten gegen die Freiheit und den Frieden eines Menschen „versteht man Straftaten, welche die persönliche Freiheit eines oder mehrerer Menschen oder aber den ihnen durch das Recht garantierten Friedenszustand beeinträchtigen.“
  • Essere obbligato, od obbligare qualcuno a fare o non fare qualcosa mediante l'uso della forza, o minacciando l'uso della forza.
  • 強制(きょうせい)とは、相手が快諾しない物事を有無を言わせずに押し付けること。また、その物事を行うように命令すること。その物事を相手の許可なく行使すること。通常、相手が快諾しない物事は押し付けるべきではないが、正当な理由がある場合はその理由の下に命令、または行使することができる。
  • 강제(强制)는 상대가 원하지 않는 일을 강요하는 것, 또 그 일을 하도록 명령하는 것을 뜻한다. 통상 상대방의 동의없이 행사될 수 없지만, 정당한 이유가 있는 경우 행사될 수 있다.
  • Baskı, en genel anlamda, bireylerin kişisel özgürlüklerini engelleyen, onları kendi iradeleri ve istekleri hilafına düşünmeye ve davranmaya itmeyi hedefleyen bir fiil ve suç unsurudur.Baskı, fiziksel şiddet içerebilir ya da içermeyebilir, ancak her durumda kişinin rızası dışında ve iradesini krmak üzere ya da kırarak bir şeyi yapmaya veya yapamaya zorlanması, bu noktada gücün ya da erkin keyfi olarak uygulanması ve olası bedensel acıların ya da başka tür kayıpların tehdit olarak kullanılması durumu söz konusudur.Baskı, bu anlamda açık ya da gizli olarak şiddetin bir parçası ya da bir biçimidir denilebilir.Ancak itmek, vurmak, tekmelemek, yere yatırmak, sürüklemek, saçlarını yolmak, tehlikeli aletlerle vucuduna darp etmek, temel insani ihtiyaclardan men etmek gibi fiziksel şiddet durumlarından farklı olarak, baskı uygulaması daha çok bir sonuca varmak amacıyla bireylere ruhsal ve zihinsel zor icerikli ya da doğrudan fiziksel şiddeti içermeyen ama bu şiddeti bir ihtimal ve tehdit olarak kullanan özel bir şiddet biçimidir.Bu tür bir baskı uygulaması özellikle her tür ikili ilişkilerde, ailede, okullarda, sokaklarda, işyerlerinde ve devletin güvenlik ile ilgili birimlerinde gündeme gelmektedir.Baskı ve şiddet, belirli bir amaçla kişileri belirli şekillerde vce genelliklede kendi çıkarları ya da istekleri aleyhine hareket etmeye ikna etmek ya da iradesini kırmak üzere yapılan uygulamaların birbirini tamamlayan iki ayrı parçasıdır.
  • Paksaan atau koersi adalah praktik memaksa pihak lain untuk berperilaku secara spontan (baik melalui tindakan atau tidak bertindak) dengan menggunakan ancaman, imbalan, atau intimidasi atau bentuk lain dari tekanan atau kekuatan. Dalam hukum, pemaksaan dikodifikasikan sebagai kejahatan paksaan. Tindakan tersebut digunakan sebagai pengaruh, memaksa korban untuk bertindak dengan cara yang diinginkan.
  • Coerção o ato de induzir, pressionar ou compelir alguém a fazer algo pela força, intimidação ou ameaça.A mais óbvia forma de motivação de pessoas ou equipes é a coerção, onde evitar a dor ou outras consequências negativas tem um efeito imediato sobre suas vítimas.Juridicamente, é o "direito de usar a força" por parte do Estado. A grande maioria das pessoas usa incorretamente o termo coação como sinônimo de coerção. Esse, substantivo feminino, deriva do verbo coagir.
  • Coercion /koʊˈɜrʃən/ is the practice of forcing another party to act in an involuntary manner by use of intimidation or threats or some other form of pressure or force. It involves a set of various types of forceful actions that violate the free will of an individual to induce a desired response, usually having a strict choice or option against a person in such a way a victim cannot escape, for example: a bully demanding lunch money to a student or the student gets beaten.
  • Zmuszanie do określonego zachowania to występek polegający na stosowaniu przemocy wobec osoby lub groźby bezprawnej w celu zmuszenia innej osoby do działania, zaniechania lub znoszenia. Przemoc wobec osoby to działanie fizyczne bezpośrednio skierowane wobec pokrzywdzonego albo innej osoby (najczęściej takiej, z którą pokrzywdzonego łączy związek uczuciowy, np. dziecka).Przestępstwo zostaje dokonane z chwilą zastosowania przez sprawcę przemocy wobec osoby lub groźby bezprawnej.
  • La coerción es la coacción mediante imposición de un castigo o pena (legal o ilegal) con el objetivo de condicionar el comportamiento de los individuos.El Derecho y los sistemas legales, en general, se sustentan en la imposición de una sanción más que en la utilización de la propia violencia.
rdfs:label
  • Coercition
  • Baskı
  • Coercion
  • Coercizione
  • Coerción
  • Coerção
  • Freiheitsdelikt
  • Paksaan
  • Zmuszanie do określonego zachowania
  • 強制
  • 강제
owl:sameAs
http://www.w3.org/ns/prov#wasDerivedFrom
foaf:isPrimaryTopicOf
is dbpedia-owl:wikiPageWikiLink of
is foaf:primaryTopic of